AB’nin hibe ettiği 9 milyon avro buhar oldu

Cumhuriyet Gazetesi 29 Mart 2015

cumhuryt

İhale Aşamasında Yolsuzluk İddiası

Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi (ÇESAM) Başkanı Baran Bozoğlu, Türkiye’deki çevre sorunlarına ilişkin verilerin toplanması amacıyla “Türkiye Çevresel Veri Değişim Ağı Projesi” adında bir proje geliştirildiğini ve Türkiye’ye projenin 2 yıl içinde uygulanması için 9 milyon Avro hibe verildiğini kaydetti. Projenin uygulanması için İnfobiz şirketinin ihaleyi aldığını söyleyen Bozoğlu, ihale aşamasında da yolsuzluk iddialarının olduğunun, olayın ortaya çıkmasıyla bakanlık teşkilatında görevden alınanların ve kızağa çekilenlerin bulunduğunun konuşulduğunu dile getirdi.
Avrupa Birliği parasını geri istiyor

ÇESAM Başkanı Baran Bozoğlu, “2010’da sistemin işler duruma gelmesi, 3-4 ayda bir Avrupa Çevre Ajansı’na çevre ile ilgili tüm verilerin iletilmesi gerekiyordu” dedi. Bu sistemle “nerenin ne kadar kirli olduğu, bir afet durumunda neler yapılabileceğine ilişkin projeksiyon çizildiğini anlatan Bozoğlu, “Sistem uygulanmadığı için Türkiye’nin çevre sistemi Avrupa’dan bakınca toz pembe görünüyor” dedi. Projenin patlamasındaki en büyük nedenler arasında “Çevre ve Orman Bakanlığının ayrılması”nı gösteren Bozoğlu, iki bakanlık arasında “projeyi kimin neresinden tutacağına” ilişkin yazışmalar olduğunu kaydetti. Bozoğlu; “AB delegasyonunun AB bakanlığına yazı yazdığını, paranın nereye harcandığını sorduğunu ve sistemin kurulmamış olması durumunda paralarını geri istediklerini biliyoruz” dedi.

Tekirdağ Avrupa Gazetesi 01.04.2015

tekirdağ avrupa

Mera Yanına Atık Sahası

AĞIR METALLER SOFRAYA GELECEK
Meraların hemen yanı başında atık sahasının açıldığı Hasanoğlan’dan alınan toprak numunesinde tehlikeli oranda civaya rastlandı.
Tesiste ‘geçirimsizlik’ sağlanmadığı için atıkların yeraltı sularına karışacağını ve doğal etkilerle tarım alanlarına taşınacağım belirten ÇESAM Başkam Baran Bozoğlu, ‘Bu ağır metalleri taşıyan besinler hepimizin sofrasın gelecek” uyarısında bulundu.

Hürriyet Ankara 27 Mart 2015

hrryt1

hrryt2

ÇEVRE Mühendisleri Odası (ÇMO) Çevre Sorunları Araştırma Merkezi (ÇESAM) Başkanı Baran Bozoğlu, Hasanoğlan’da açılan atık sahasından aldıkları numunelerle ilgili analiz sonuçlarını açıkladı.
Tesisin ‘Tehlikesiz atık’ izniyle açıldığını, anacak analiz sonuçlarının ‘tehlikeli’ çıktığını belirten Bozoğlu, şunlan söyledi: “Özellikle civa değeri tehlikeli atık sahaları için belirlenen sınır değerden yüksek çıkmıştır. Sınır değer 0.02 olarak belirtilmiştir. Analiz sonucunda 0.03 çıkmıştır. Bu değerlerin gelecek diğer atıklarla birlikte daha da yüksek olacağı öngörülebilmektedir. Uzmanlar metalik civa buharının akciğerlerden kolayca emilerek beyne ulaştığım söylüyor.
Aynca, civa plasentadan geçerek, çok küçük miktarda civayla kronik olarak karışan gebelerde fetusu olumsuz etkileyebildiği, metilcivanın kronik olarak yutulması ve santral sinir sisteminde akümulasyonu sonucu görülen, işitme kaybı, duyma kaybı, denge bozukluğu ile seyreden kronik hastalık olduğu ve bebeklerin bu hastalıktan daha ağır biçimde etkilendiği belirtiliyor.”
ÇED Raporu yükümlülüğünden kaçabilmek için hazırlanan proje tam tim dosyasında rakamlarla oynandığım savunan Bozoğlu, “Adeta yangından mal kaçırırcasına kimseye haber verilmeden süreç hızlıca yürütülmüştür. Çevresel etkiler bilimsel bir biçimde değerlendirilmemiştir” dedi.
Bu alanlarda yetişen sebze meyvenin öncelikle Ankara ve civarına gittiğini kaydeden Bozoğlu, “Alanda geçirimsizlik sağlanmadığı için yeraltı sularına karışacak, doğal etkilerle tarım alanlarına taşınacak bu ağır metalleri taşıyan besinler hepimizin sofrasına gelecek” dedi.
Atık sahasına dair halka bilgi verilmediğini kaydeden Bozoğlu, “Herhangi bir üetişim yöntemi ile halkın görüşleri alınmamıştır. Atık sahasına dair bügi Elmadağ Belediye Başkanı’nın şirket ile yaptığı sözleşme ile ortaya çıkmıştır” diye konuştu.
134 YIL SONRA AĞAÇLANDIRILACAK
Proje tanıtım dosyasında sahanın doldurulduktan sonra ağaçlandırılacağının belirtildiğini anlatan Bozoğlu, “Bu alan 134 yıl boyunca atık sahası olarak kullanılacak. Bu duruma göre ağaçlandırma 134 yıl sonra gerçekleştirilecek! Tüm bunlara rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu alana izin vermiştir.

Zaman Gazetesi 27 Mart 2015

zaman 2

AÇIKLAMA METNİ

BAŞKENTTE ATIK YÖNETİMİ SKANDALI!

HASANOĞLANLILARIN EVLERİNE 200 METRE YAKINA ATIK SAHASI AÇILDI!

Hasanoğlan’da yerleşim yerine 100 metre yakında bulunan bir taş ocağı atık sahası haline getirilmiştir. Hasanoğlanlılara evlerinin yanına yapılacak olan atık sahasına dair herhangi bir bilgi verilmemiş ve herhangi bir iletişim yöntemi ile görüşleri alınmamıştır.

Atık sahasına dair bilgi Elmadağ Belediye Başkanı’nın şirket ile yaptığı sözleşme ile ortaya çıkmıştır.

Atık sahasına dair Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmış ve Eylül 2014’de Ankara İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden ÇED gerekli değildir kararı alınmıştır.

Yurttaşların olayı öğrenmesi üzerine faaliyet durdurulmuştur.

Bu sırada bir kamyon atık toprağa dökülmüştür. Yani düzenli olarak depolanması planlanan bölgeye dökülmemiştir.

ÇED RAPORU HAZIRLANMAMASI İÇİN SAYILARLA OYNANDI!

ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1 listesinde

“11- İnşaat yıkıntı ve hafriyat atıkları hariç olmak üzere alanı 10 hektardan büyük ve/veya hedef yılı da dahilgünlük 100 ton ve üzeri olan atıkların geri kazanıldığı, yakıldığı (oksitlenme yoluyla yakma, piroliz, gazlaştırma, plazma vb. termal işlemler) düzenli depolandığı ve/veya nihai bertarafının yapıldığı tesisler,”

yazmaktadır. Hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası’nda bir sayfada günlük 98 ton bir diğer sayfada ise günlük 95 ton atık döküleceği belirtilmektedir. 5 adet 20 tonluk kamyonlar kullanılacağı vurgulanmıştır.

100 ton ve üzeri yazılması halinde ÇED raporu hazırlanacağı ve halkın katılımı toplantısının düzenleneceği bilinmektedir. Adeta yangından mal kaçırırcasına kimseye haber verilmeden süreç hızlıca yürütülmüştür. Çevresel etkiler bilimsel bir biçimde değerlendirilmemiştir.

ATIK SAHASI İÇİN HAZIRLANAN DOSYADA BİRÇOK HATA VE ÇELİŞKİ BULUNMAKTADIR!

Proje Tanıtım Dosyasında

“Faaliyetler kapsamında yüzey ve yeraltısularına olumsuz etkide bulunabilecek tüm kirletici unsurlara karşı gerekli tüm önlemler faaliyet sahibi tarafından alınacaktır. ” gibi genel ifadeler ile çevresel sorunlara karşı ne gibi önlemler alınacağı belirtilmemiştir.

Öte yandan, proje tanıtım dosyasının ardından yer altı suyu gözlem kuyuları açılacağı belirtilerek yer altı sularının izleneceği belirtilmiştir. Herhangi bir izlem çalışmasının yapılmadığı görülmektedir.

Atık depolama alanının düzenlenmesi ve geçirimsizliğinin sağlanmasından sonra alana atık kabul edilmeye başlanacağı taahhüt edilmiştir. Ancak görüldüğü üzere atık sahasında geçirimsizlik sağlanmadan atıklar doğrudan toprağa verilmiştir.

Çevre Kanunu 20/e maddesine göre PTD ve ÇED dosyasında yazılanların yapılmaması durumunda cezai işlemin uygulanması gerekmektedir. Ancak herhangi bir cezai işlem gerçekleştirilmemiştir.

DÖKÜLEN ATIK TEHLİKELİ!

Atık sahasına verilen izinde tehlikesiz atık olduğu belirtilmiştir. Ancak sahaya dökülen atıktan aldığımız numune üzerinden yaptığımız analiz sonucuna göre atık “tehlikeli” çıkmıştır. Özellikle Civa değeri tehlikeli atık sahaları için belirlenen sınır değerden yüksek çıkmıştır.

Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin Ek-2 listesine göre analiz sonucu Civa değeri atıkların tehlikeli atık sahasında depolanması gerektiği görülmüştür.

Sınır değer 0.02 olarak belirtilmiştir. Analiz sonucunda 0.03 çıkmıştır.

Bu değerlerin gelecek diğer atıklarla birlikte daha da yüksek olacağı öngörülebilmektedir. Proje Tanıtım Dosyası’nda bulunan analiz sonucundan kat be kat fazla olduğu belirlenmiştir.

Öte yandan, tesis için “döküm kumu, döküm cürufu ve maça kumu depolama tesisi” izni alınmıştır. Bu tesis için geçirimsiz zemin mutlaka sağlanmalıdır. Ancak sahada görüleceği üzere düzenli depolama tesisi haline getirilmediği görülmektedir. Buna rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı izin vermiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu tesise nasıl lisans verdiğini derhal açıklamalıdır!

Öte yandan, Toprak Kirliliğinin Kontrolü Ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Ek-1: JENERİK KİRLETİCİ SINIR DEĞERLERİ LİSTESİ’ne göre bu atıkların doğrudan toprağa atılması yasaktır.

Sonuç olarak;

Projenin yer seçimine dair halkı görüşleri mutlaka alınmalıdır.

Çevresel Etki Değerlendirme Süreci işletilmeli, halkın katılımı toplantısı sağlanmalıdır. Olası çevresel etkiler bilimsel olarak ele alınmalı, çevre sorunlarının nasıl çözüleceği açık bir biçimde belirtilmelidir.

Proje Tanıtım Dosyası’nda belirtilen taahhütler yerine getirilmediği için Çevre Kanunu’na göre ceza uygulanmalıdır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atıkları yönetemez durumdadır. Bunun en önemlie nedeni doğru verilerin oluşturulmamasıdır. Ülkemizde atıklar “beyan” sistemi ile yönetilmektedir. Beyan ile bilimsel bir atık yönetimi gerçekleştirilemez. Atıkların nereden çıktığı, nereye depolandığı tespit edilememektedir. Atıkların nereden, ne kadar çıktığı ve nereye depolandığı bilimsel verilerle incelenmelidir.

Çifte Soruşturma

Eski Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu: Gökçek hakkında yeni suç duyurusuna gerek yok, zaten onlarca suç duyurumuz var. Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), kaçak saray, Ankapark, Ankara Çayı, Eymir Gölü’nün yapılaşmaya açılması, Dikmen Vadisi, İmrahor Vadisi, Mamak Çöplüğü ile ilgili birçok suç duyurumuz var.

Milliyet 25 Mart 2015

milliyet 25

SAMSUN NEFES ALAMIYOR!

Dünya’nın genel sorunu olan hava kirliği ülkemizde de etkisi gösteriyor. Samsun,Türkiye’de hava kirliliği en yoğun yaşanan ilk üç şehir içine girdi.
AB’de ve Dünya Sağlık Örgütü raporlarında; PM 10 denilen kirleticinin günlük ortalamasının 1 yıl içerisinde sadece 35 kez aşılabilmesine izin verilirken Samsun’da geçtiğimiz yıl bu sınır 210 gün aşıldı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası eski Genel Başkanı Baran Bozoğlu, yaptıkları araştırma sonuçlarının vahim olduğunu belirterek, ‘Hava kirliliği ülkemizin en önemli çevre ve halk sağlığı sorunudur. 21. Yüzyılın ilk çeyreği biterken 90’ların başındaki hava kirliliği problemi kentlerimizde tekrar hortlamıştır.
HASTA OLMAMAK İÇİN BİR KISITLAMA YOK
Doğalgazın yaygınlaşmasına rağmen bu sorunun tekrar ortaya çıkması ve daha da kritik hale dönüşmesinin ekonomik ve toplumsal sebepleri olduğu bir gerçek.
Ülkemizde belirlenen sınır değerler Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınır değerlerle uyumlu değildir.
Bunun yanında, PM 2,5 gibi akciğer hastalıklarına neden olan kirleticiye dair de herhangi bir kısıtlama mevzuatımızda yer almamaktadır SAMSUN’DA KİRLİLİK SINIRI 210 GÜN AŞILDI AB’de ve Dünya Sağlık Örgütü raporlarında; PM 10 denilen kirleticinin günlük ortalamasının I yıl içerisinde sadece 35 kez aşılabilmesine izin verilmektedir. 35 günden fazla aşılması halinde KİRLİLİK DEĞERLERİNİN ARTMASINA ÖRNEK OLARAK DÜZCE’DE 13 KAT, DENİZLİ DE 4 KAT, SAMSUN’DA 210 GÜN, ANKARA’DA 297 GÜN AŞILDIĞI ÖRNEK GÖSTERİLİYOR. (50 (jg/rrv ) acil önlemler alınması gerekmektedir. Bizim ülkemizde ise bu sınır değer çok daha fazla aşılmaktadır. Buna rağmen herhangi bir önlem alınmamaktadır. Kirlilik değerlerinin artmasına örnek olarak da Düzce’de 13 kat, Denizli’de 4 kat, Samsun’da 210 gün, Ankara’da 297 gün aşıldığını örnek gösterdi.

Haber TC 1 Mart 2015

habertc

Dünya Su Gününde Kazdağları’nda…

hes_resize

Güney Marmara Çevre Koruma Derneği ve Kazdağ-Madradağ Belediyeler Birliği tarafından ortak olarak, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle düzenlen, ‘Dünya Su Günü ve Kazdağlarının Geleceği’ konulu söyleşi’de TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu konuşma yapacak.
Kazdağları Mehmetalan Köyü Kültürevi’nde 22 Mart Pazar günü saat 13.00’de yapılacak olan söyleşinin ardından Mehmetalan baraj alanına doğa yürüyüşü yapılacak. Baraj alanında, saat 16.00’da, katılımcı çevre örgütlerinin tamamının söz alacağı toplu tartışma gerçekleştirilecek.

2015 seçim ormanı kuralım

Seçim süresince aday adaylarının dağıtacağı broşürlerin 170 bin ağaca mal olacağını hesapladıklarını belirten Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, partilere çağrıda bulundu: 2015 seçim ormanı kuralım.

Hürriyet Ankara 18 Mart 2015

hurriyetank1

hurriyetank2

ÇMO Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu’ndan 2015 genel seçimleri öncesinde siyasi partilere ve aday adaylarına “Seçim Ormanı kuralım” çağrısı geldi.
CHP’den aday adaylığı için Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanlığından istifa eden Bozoğlu, her seçim döneminde yüz binlerce ağacın yok edildiğini belirterek, şöyle dedi: “Bugün itibariyle Türkiye’de aday adayı sayısının 10 hini bulduğunu görüyoruz. Her aday adayı seçim süresince 10 binlerce çok yapraklı broşür dağıtarak, en az 100 bin adet kağıt yaprak tüketiyor. Bu da aday başına bir ton kağıt harcandığı anlamına geliyor. Sonuç itibariyle, Türkiye genelinde seçim süresince 10 bin ton kağıdın harcanacağını hesaplıyoruz ve bir ton kağıt için 17 ağaç kesildiğini düşünürsek, 170 bin ağaç seçim çalışmaları için yok olacaktır. Bu arada bu hesaplama yalnızca adayların çalışmaları üzerinden yapılıyor. Partilerin çalışmalarını da düşünürsek, çok daha fazla ağacın yok olduğunu söyleyebiliriz. Bütün siyasi partilere ve aday adaylarına çağrım; 2015 seçim ormanı kurulmasıdır. Bu şekilde en azından seçim sürecinde yapılan yoğun tüketime karşı bir nebze de olsa çözüm üretilebilir.
Bunu yapmak gerçekten de zor değil. Ağaç türleri olarak geç sürgün veren türler olan kızılçam ve fıstık çamı dışındaki diğer çam türleri, ladin, göknar gibi iğne yapraklılar için dikim mevsimi ilkbahardır. Tam da ağaç dikme dönemindeyiz.
Belediyelerin desteği, orman genel müdürlüğünün desteği ile alanlar belirlenip hemen parti üyelerine çağrı yapılabilir. Bir gün belirlenip hep birlikte ağaç dikilebilir.”
BROŞÜR BASTIRMIYORUM
Seçim çalışmalarında kullanılan broşürlerin geri dönüşümünün sağlanamadığı ve doğrudan çöpe gittiği için kendisinin broşür bastırmadığım belirten Bozoğlu, “Sosyal medyayı kullanıyorum. Facebook, Twitter ve İnternet sitesi üzerinden paylaşımlarımı yapıyor, yurttaşlarla doğrudan temas kuruyorum” dedi.

Üzerinden bir asır geçen destan: Çanakkale Destanı…

Yakın tarihimizin en büyük zaferi, dünya tarihinde rastlanmayan bir direniş ve kahramanlık örneği olan 18 Mart, Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi’nin üzerinden tam bir asır geçti.

canakkale1
Çanakkale‘de 1915‘te, Mustafa Kemal Atatürk öndeliğindeki ordumuz, yaklaşık 300 bin askerimizi şehit vererek elde etti bu başarıyı.
Bu destan, yeryüzündeki hiçbir silahın vatan ve ulus sevgisine karşı başarılı olamayacağının göstergesidir. Bu destan, Atatürk ve silah arkadaşlarının, ulusumuza Türkiye Cumhuriyeti‘nin bağımsızlığını armağan ettiği bu zafer, yalnızca ülkemizde değil, dünyada da büyük bir mücadele örneği olarak kayıtlara geçmiştir. Bu destan, Türk insanının vatan sevgisi uğruna neler yapabileceğini gösteren en önemli tarihi olaylardan biri, bugün Türkiye Cumhuriyeti topraklarında bağımsız ve özgürce yaşayabilmemiz için atılan önemli bir adımdır…

canakkale2
Bugün eğer bir vatanımız, hiçbir devletin egemenliği altında olmadan yaşadığımız bir toprağımız varsa bunu borçlu olduğumuz, canlarını feda ederek bizlere bırakan devrim şehitleri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin kurucusu Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarına teşekkür ediyor ve önlerinde saygı ile eğiliyorum.
Bu vatan topraklarını kanlarıyla sulayan Atatürk ve devrim şehitlerimizi bir kez daha saygı, şükran ve minnetle anıyorum

Yönetmelikler Hukuksuzluğa Uygun Hale Getirildi

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi (ÇESAM) Başkanı Baran Bozoğlu, Çevreci Etkinlikler’in 2. Yılında Çevre Sorunlarına Çözümler Buluşması’nda düzenlenen panelde Türkiye’de yaşanan çevre sorunlarını değerlendirdi.

panel1
Geçtiğimiz haftasonu İstanbul’da düzenelenen “Çevre Sorunlarına Çözümler Buluşması’nda düzenlenen panelde, ülkede yaşanan çevre sorunlarına değinerek, çözüme yönelik mücadele pratiklerini anlattı. Bozoğlu, Türkiye’de yaşanan çevre sorunlarının çözümü için önceliğin şeffaflıkta olduğunu belirterek, ‘Öncelikle şeffaflık, demokrasi ve hukukun üstünlüğü sağlanmalı ki, çevre sorunlarında çözüm yaşanabilsin. Bu saydıklarımız olmadan çevre sorunları katlanarak devam edecek’ dedi.

panel2
Türkiye’deki çevre politikaları, çevre mevzuatı, yönetmelik ve kanunlardan örnekler de vererek uygulamadaki eksiklikleri ve yanlışları vurgulayan Baran Bozoğlu, ‘Önceden oldukça iyi yönetmelikler vardı, gerçekten çevreyi koruyan, buna önem veren. Ancak o yönetmelikler uygulanmıyordu. Şimdi bu yönetmelikler değiştirildi yapılan yanlış ve hukuksuz planlara uygun hale getirildi’ diye konuştu.

_DSC0223

_DSC0095

‘Sağlıklı Kent Olmak’ Sempozyumu-14

Ankara Tabip Odası ve Türk Tabipler Birliği Halk Sağlığı Kolu, bu yılki konusu SAĞLIKLI KENT OLMAK-14 şeklinde belirlenen Dr. Nevzat Eren Ulusal Halk Sağlığı Sempozyumu düzenliyor. 21 Mart Cumartesi günü Ankara’da A.Ü. Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Hasan Ali Yücel Konferans Salonunda düzenlenecek sempozyumda TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Aratırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu da konuşmacı olarak davet edildi.
Sağlıklı Kent Olmak İçin Nasıl Mücadele oturum başlığında konuşacak olan Bozoğlu, Kentsel Çevre Sorunları ve Mücadele Pratikleri konulu sunum yapacak.

saglıklı kent

İyi ki varsınız, İyi ki varız ve hep var olacağız

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Çevre Sorunları Araştırma Merkezi Başkanı Baran Bozoğlu, Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti ödül töreninde, çevre haberi dalında Antalya televizyonu VTV’de yayımlanan bir televizyon programı yapımcılarına ödül verdi.

Bu yıl 37. Yaşını kutlayan ÇGD’nin 2014 Yılı Başarılı Gazetecileri ödül törene katılan ÇESAM Başkanı Bozoğlu, Antalya’da yayın yapan VTV’den Pelin Gel Ağan ve Yusuf Yavuz’un hazırladıkları ‘İki Ağaç İçin’ adlı programla hak kazandıkları ödüllerini verdi.

IMG_1617

İyi ki varsınız, İyi ki varız ve hep var olacağız yazısına devam et